Bir zaman makinesiyle sizi Kasım 2012’ye götürüyorum… "Eski"yle kurduğum o ilk yaratıcı bağlara, edebiyatla arkeolojiyi buluşturmaya başladığım zamanlara. O yıllarda düzenlediğim turlarda elden ele dolaşan, fotokopiyle çoğaltılmış bir fanzin vardı yanımda. Ücretsiz dağıtıyordum; çünkü mesele paylaşmaktı.
Bu fanzinin içinde dört yazı var:
🎙 "Singer'den Şirinler'e Frigler" – kültürel izlerin şaşırtıcı yolculuğu,
🧔♂️ "Sakal Yülümemenin Roma Portre Sanatı Üzerinden Aktarımı" – yüzlerdeki anlamın izinde bir deneme,
🔥 "Alacahöyük Kral Mezarları ve Prometheus İlişkisi?" – mitolojiyle arkeolojiyi yan yana düşünmeye bir davet,
🏛 "Arkeoloji ve Milliyetçilik" – geçmişin kime ait olduğu üzerine bir sorgulama.
Toplam 36 sayfa. Dönemin ruhunu, ilk denemelerimin heyecanını ve bağımsız üretmenin tadını içinde taşıyor. Zaman ayıran herkese şimdiden keyifli okumalar!
PS:
Fanzin ne derseniz… İngilizce FANatic ve magaZINE kelimelerinden türetilmiş, hiyerarşiden ve maddi kaygılardan uzak, genellikle fotokopiyle çoğaltılıp gönülden dağıtılan alternatif bir yayın türü. Amatör ruhuyla, süresizliğin içinden seslenir.